Blog Yazarları Çalıştayı 2 ve Düşüncelerim

Gizli Özne 4 Ocak 2017 6 yorum

29 Aralık 2016 tarihinde gerçekleştirilen Blog Yazarları Çalıştayı-2‘ye Evren Soyuçok tarafından ben de davet edilmiştim. Gerek düzenlenen tarihin hafta içi olması, gerek İstanbul’da olması ve gerekse işlerimin olması (bahaneler bahaneler…) nedeniyle katılamadım. Elimden geldiğince blog ve Youtube’da paylaşılan içerikleri takip etmeye çalıştım. Bunun dışında çalıştayın gündeminde olan konular bir hayli ilgi çekiciydi ve bende tüm konularla olmasa da bazı konularla ilgili birkaç şey yazmak istiyorum.

  • Blogun tanımı nedir? Nasıl daha işlevsel hale getirilebiliriz?

Blog, bana göre insan hayatının dijital karşılığıdır, yani dijital hayattır. Reel hayatta yapılan şeyler; duygu ve düşünceler blog aracılığıyla dijital hayata entegre edebilir.

  • Blogların başarısını sürdürülebilir hale nasıl getirebiliriz?

Kaliteli içerikler ve ziyaretçilerle etkili iletişim kurulduğu takdirde başarının daha da sürdürülebilir olacağı kanaatindeyim.

  • Blog yazarlarının blog türlerinden herhangi birinde uzmanlaşması gerekli mi? (Moda blogu, yemek blogu)

Blog yazarlığı para kazanma güdüsüyle yapılıyorsa uzmanlaşmak gerekli. Ama kişisel düşüncelerin aktarılması için uzmanlığa gerek yok.

  • Hangi blog türünde daha hızlı ilerlenir. Kalıcı başarı nasıl sağlanır?

Gündemi takip eden ve ona paralel içerik üreten blogların daha hızlı büyüyeceğini düşünüyorum. Ama her hızlı yükselişin hızlı düşüşü de getirebileceğini unutmamak lazım. Bundan dolayı belirlenen hedefe emin adımlarla acele edilmeden gidildiği takdirde kalıcı başarının sağlanacağını düşünüyorum.

  • Bloglarda özgün içerik nasıl oluşturulur? Kaliteli içerik oluşturmanın bir kuralı var mı?

Duygu ve düşüncelerin iyi bir şekilde bloga entegre edildiği taktirde ortaya bana göre özgün içerik çıkar.

  • Blog takip etme / okuma kültürü internet kullanıcılarında nasıl yerleştirilir?

Ülkemizde okumayı seven kitle çok az. Kullanıcılar istediği bilgiye en kısa sürede ve az bir içerikle ulaşmak istiyor. Bundan dolayı blog takip etme ve okuma kültürünün kolay kolay yerleşeceğini düşünmüyorum. Ki zaten blog okuma kültürü olan kullanıcılar ne yapar ne eder bir şekilde blogu takibe alır.

  • Dünya çapında gündem oluşturabilecek değerde içerik üretmek nasıl mümkün olabilir?

“Benzersiz” içerik oluşturmak ile olur. Yoksa aldığı parfüm hakkında “Ay çok güzeldi gün boyu üzerimden çıkmadı” şeklinde içerik oluşturan bir blog yazarının gündem oluşturması imkansız; çünkü o içeriğe benzer belki yüzlerce belki binlerce içerik var. Ama bu parfümle ilgili daha önce konuşulmamış belgesel tadında içerik oluştursa gündem olma şansı var.

  • Günümüzde bloglar medyanın ve gündemin neresinde?

Diğer ülkelerde durum nasıl bilmiyorum ama ülkemiz için gündemin ya da medyanın herhangi bir yerinde olduğunu düşünmüyorum. Gündem ve medya da A kişisinin Twitter’da yaptığı açıklama gündeme bomba gibi düştü; B kişisinin Instagram’da paylaştığı fotoğraf sevenleri tarafından şaşkınlıkla karşılandı gibi bir sürü haber ve içerik var. Ama bu güne kadar medya da hiç  X kişisinin blogunda yazdığı yazılar ile ilgili içeriğe denk gelmedim. (Benim görmemiş olmam yok olduğu anlamını taşımıyor ama pek fazla içerik olduğunu da düşünmüyorum.)

  • Bloglar can mı çekişiyor yoksa yeniden yapılanması mı gerekiyor?

Popüler kültürün teşvikiyle insanlar tüketime endeksli yaşamaya başladı. Blog ise tüketimden ziyade üretime dayalı bir platform. Bundan dolayı çok fazla içerik sağlayıcı yok ve bana göre bloglar can çekişiyor. Buna rağmen yapılanması gereken şeyin blog değil insanların düşüncesinin olduğu kanaatindeyim.

  • Önce blog yazmanın keyfi mi yoksa ünlü olmak mı?

Bir işten keyif almadıktan sonra ünlü olmanın bence bir esprisi yok. İlk hedef ünlü olmak olursa, gereksiz yere strese girilir ve takıntılı birisi olunur. Ama keyif aldıktan sonra ünlü olunursa da tadından yenmez.

  • Üniversite öğrencilerinde blog yazarlığı kültürünü geliştirmenin önemi (İnternette tüketen taraftan üreten tarafa geçiş.)

Şimdiki aklım olsa okula gittiğim dönemlerde blog yazardım. O günkü duygu ve düşüncelerimi şimdi okumak keyif verirdi. Ayrıca öğrendiğim şeyleri paylaşır ve bundan daha fazla kişinin faydalanmasını sağlamış olurdum.

  • Belli bir uzmanlık çerçevesinde istikrarlı içerik üretimi sağlamada zorluk yaşaması

Gayet normal bir durum. Çünkü tek bir konu üzerinde ilerleyince illaki tıkanma olacak. Farklı ilgi alanları oluşturulmalı ve bunlar üzerinden devam edilmeli.

  • Deşifre olma (Özellikle gizli yazarlı bloglar için)

Bu grubun içinde olan birisi olarak pekte önemli bir durum olduğunu düşünmüyorum. Nihayetinde gizli yazışmalar yapan, devletin üst kademesinde birisi değilim ki deşifre olunca WikiLeaks’te çarşaf çarşaf dökümanlarım yayınlansın 🙂

  • Kullanmadıkları ürünlerin bile tanıtımını yapan blog yazarları yüzünden internet kullanıcılarının blog yazarlarına olan güveninin zedelenmesi

Her alanda olduğu gibi blogda da maalesef böyle kişiler var. Fakat kullanıcılar blog yazarlarından çok blog yazarına güveninin azalacağını düşünüyorum.

  • Blog yazarlarına basın kartının verilmemesi

Hangi değerlendirmeye göre verileceğinin belli olması lazım. Yoksa blog açmak kolay bir şey ve her blog açana basın kartı verilerse, emek sarf edip bu kartı edinen kişilere haksızlık olur. Şu an için verilmemesi daha doğru.

  • Hem internet kullanıcılarının hem de blog yazarlarının da YouTube, Instagram gibi diğer sosyal medya mecralarına kayması

Blog yazarı, blogunu komple boşlamadan sosyal medyayı aktif olarak kullanabilirse pek mahsuru olacağını sanmıyorum. Fakat günümüz şartlarında popülasyonun bu mecralarda olması ve etkileşimin hızlı olmasından dolayı ister istemez blogların pabucu dama atılıyor. (Acı ama gerçek)

  • Her blog yazarı aynı zamanda YouTube’da da olmalı inancı

Böyle bir şeyin olduğuna ben şahsen inanmıyorum. Bana göre ihtiyaç dışında sırf bir yerde hesabım olsun diye açılan sosyal medya hesaplarına da karşıyım. Ama blog yazarı video ile uğraşıyorsa ve bloguna Youtube’dan trafik sağlamak istiyorsa da diyecek bir söz yok.

Tüm sorulara cevap veremesem de birçok soruya cevap vermeye çalıştım. Umarım sorunlarımızı iyi tespit edebilir ve bloglarımızı iyi noktalara getirebiliriz. Ayrıca blog yazarlarını bir araya getirmeye çalışıp, etkinlik düzenleyen ve çabalayan herkese kendim adıma teşekkür ederim.

 

Paylaş ve destek olShare on Facebook1Tweet about this on TwitterShare on Google+2Share on LinkedIn0Pin on Pinterest0Share on Tumblr0Digg thisEmail this to someone

Sosyal medyada ben : Instagram | Twitter

6 yorum

  1. e-vren ;) dedi ki:

    Çalıştaya katılmak kadar bloglarla ilgili bu etkinliğin üzerine bir yazı yazmak da bir sorumluluk örneği; bu sebeple çok teşekkür ederim ve seni kutlarım. Gelecek Vaat Eden Bloglar listesinde yer alıyorsun ve şüphesiz ki orada boşuna yer almıyorsun. Dün, bugün bu çalıştayları bizler düzenlemiş olabiliriz ama bundan sonra sizler daha da öteye götüreceksiniz blog yazarlığını. (Lütfen bunu yaş, gençlik vs olarak algılama; blog serüvenindeki taze enerjinizi kastediyorum.) Çalıştayda bu YouTuber’lık mevzusu kısmında ‘Blogger olmadan YouTuber olmak yasaklanmalı’ esprisi yapmıştım; onu da burada kayda geçeyim 🙂

    1. Gizli Özne dedi ki:

      Abi öncelikle motive edici yorumun için teşekkür ederim. Benim gibi yeni blog yazarlarıyla sürekli olumlu düşüncelerini paylaşıyorsun ve destek oluyorsun. YouTuber esprisi de sanki şakayla karışık bir gönderme içeriyor gibi 🙂

  2. Evrim dedi ki:

    Orada olmaktan çok keyif alan bir yazar olarak çok şey kaçırdığınızı söylemek isterim ✌️

    1. Gizli Özne dedi ki:

      Eminim çok şey kaçırmışımdır. Şimdilik yüklenen videolarla ve blog yazıları ile idare edeceğim artık. Bundan sonra (klasik bir tabir ile) önümüzdeki maçlara bakacağız 🙂

  3. Gazeteci N.G. dedi ki:

    Basın kartı konusundaki fikirlerine katılıyorum dostum 🙂
    Güzel cevaplar vermişsin, kalemine sağlık! 🙂

    1. Gizli Özne dedi ki:

      Teşekkürler dostum 🙂

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Haber Bülteni

Abone olmak ya da olmamak. İşte bütün mesele bu!

blog sözlük